Çalışan Kadının Din ve Vicdan Özgürlüğü
Description
ÖZET
ÇALIŞAN KADININ DİN VE VİCDAN ÖZGÜRLÜĞÜ
Tez Yazarının Adı Soyadı Nurhayat Özcan
KAMU HUKUKU
Tez Danışmanı: Doç. Dr. Didem YILMAZ
Kadınların istihdamı ve çalışma hayatındaki koşulları Türkiye’deki güncel tartışma konularından birisidir. İstihdam verileri incelendiğinde çalışan kadın oranının oldukça düşük olduğu gözlemlenmektedir. Bunun yanı sıra çalışma hayatında bulunan kadınların ise işe alınmalarından itibaren, çalışmaları ve işten ayrılmalarına kadar olan süreçte cinsiyetlerinden dolayı birçok sıkıntı yaşadıkları da bilinmektedir. Bu sıkıntılara işe alınmada ayrımcılık, ön yargı ve çalışma hayatındaki erkek egemen bakış açısı örnek olarak verilebilmektedir. Kadınların çalışma hayatına dahil olmasına engel olan ve çalışma hayatlar ını zorlaştıra n durumla rda n birisi de kadınlar ın inançlar ını açığa vurmalarından dolayı yaşadıkları sıkıntılardır. Bu çalışma, 1982 Anayasası’ndaki prensiplere göre çalışan kadına özgü din ve vicdan özgürlüğüne ilişkin problemleri tespit ederek bu problemleri ulusal ve uluslararası mevzuat çerçevesinde karşılaştırmalı olarak incelemeyi hedeflemiştir.
1982 Anayasası’nda çalışan kadının din ve vicdan özgürlüğü ile ilgili olan üç anayasal ilke bulunmaktadır. Bu ilkelerden ilki din ve vicdan özgürlüğünün koruyucusu olan laiklik ilkesidir. İkincisi kadınların çalışma hayatında erkekler ile eşit koşullara sahip olmasını ve ayrımcılığa uğramamasını sağlayan eşitlik ilkesidir. Son olarak çalışma hayatına dahil olması için kadınlara imkanlar oluşturması, sosyal güvenlik haklarını sağlaması, insan onuruna yaraşır bir hayat sağlaması bakımından devlete sorumluluk yükleyen sosyal devlet ilkesi, çalışan kadın için önemli bir ilkedir. Çalışan kadının sahip olduğu haklar sınırsız değildir ve insan haklarına saygılı devlet ilkesi uyarınca sınırlandırılmıştır. Bu sınırlandırmalar ilk olarak Anayasadaki temel hak ve hürriyetlerin genel sınırlama rejiminden doğmaktadır. Dolayısıyla bu sınırlandırmalar din ve vicdan özgürlüğü bakımından çalışma hayatındaki kadınların da karşısına çıkmaktadır.
Devletin çalışan kadınlara saygı göstermesi gerekmektedir ve kadınlar devletin müdahale etmemesi gereken çekirdek bir alana sahiptir. Devletin aynı zamanda koruma ve uygulama yükümlülüğü de bulunmaktadır. Çalışan kadınların din ve vicdan özgürlüğüne dair temel hak ve özgürlüklerinin korunmasına ve uygulanmasına ilişkin oluşturulan hukuki düzenle me ler ve bu düzenlemelerden yola çıkarak mahkeme önüne gelen davalar bulunmaktadır. Bu çerçevede çalışan kadınların inançlarını açığa vurma özgürlükleri bakımından iki temel sorun bulunmaktadır. Bunlardan ilki işyerlerinde kadınlara yönelik kıyafete ilişkin sınırlamalar ve ikincisi de işyerinde kadınların erkeklerle eşit ibadet yerlerine sahip olması konusundaki hukuki düzenlemelerin eksikliğidir. Hukuki düzenlemeler bakımından kıyafet sınırlamaları ülkemizde bir dönem kamu kurumları çalışanlarına yönelik olarak kanunla değil ağırlıklı olarak yönetmeliklerle gerçekleştirilmiş ve bireysel başvuru da dahil olmak üzere pek çok davaya konu olmuştur. Sadece Türkiye’deki mahkeme kararlarında değil aynı zamanda Türkiye’nin taraf olduğu İnsan Hakları Komitesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM)’nde de bu doğrultuda içtihatlar bulunmaktadır. AİHM içtihatlarını eğitim, sağlık, özel ve diğer sektörlerde çalışan kadının din ve vicdan özgürlüğü olarak sınıflandırmak mümkündür. Kıta Avrupası Hukuku bakımından önemli olan Avrupa Birliği Adalet Divanı (ABAD)’nın 2017 yılında işyerinde dini inanca ilişkin ayrımcılık yasağını değerlendirdiği çalışan kadınlarla ilgili iki kararı da oldukça önemlidir. Son olarak Türkiye’deki içtihatlara benzer içtihatları bulunan Federal Almanya Anayasa Mahkemesi’ nin 2003, 2015 ve 2016 yıllarında verdiği kararları da kıyafet sınırlandırmaları bakımından Türkiye ile paralel bir süreci takip etmektedir. Görüldüğü üzere kıyafet sınırlandırmaları hakkında çok sayıda dava bulunmaktayken işyerindeki ibadet yerleri bakımından özellikle ülkemizde örnek bir dava bulunmamaktadır.
Tüm bu incelemeler ışığında çalışan kadın ile ilgili dini inanç kaynaklı kıyafet sınırlandırmaları bakımından yargı kararları genel olarak bu sınırlandırmaların ancak somut verilere dayandığında ölçülü olabileceği yönünde gelişmektedir. İşyerinde eşit ibadet yeri bakımından ise henüz bir yargı kararı bulunmamaktadır. Hukuki düzenlemeler açısından ise iş yerlerinde çalışanlar için, ibadet yeri ayrılmasına ilişkin genel bir düzenleme bulunmamaktadır. Ancak yönetmeliklerde yer alan ibadet yeri düzenlemelerinin çok az bir kısmında kadın ve erkeklere özel ibadet yeri vurgusu yapılmıştır. Kadınlara özel ibadet yeri ihtiyacı öncelikle inancın gereklerinden doğabilmektedir. Ancak bunun yanı sıra, özellikle işyerinde pek çok kişi aynı inanca mensupsa, kadın oranının zaten düşük olduğu işyerinde kadınların ortak ibadet yerlerinde ibadetlerini gerçekleştirmeleri imkansızlaşmaktadır.
Kadınların çalışmaya teşvik edilmesi ve çalışma hayatında karşılaşabilecekleri sorunların bertaraf edilmesi için hem ulusal mevzuatımızda hem de uluslararası mevzuatta pek çok hukuki düzenleme getirilmiştir. Bu düzenlemeler ile kadınların ekonomik özgürlüklerini elde etmeleri, bağımsız bir birey olmaları ve toplumsal yaşama katılmaları hedeflenmiştir. Tespit edilen bu iki sorun, kadınların anayasa ile koruma altında olan dini inançlarından dolayı çalışma hayatından uzak tutulmasının engellenmesi ve bu hedeflerin gerçekleştirilmesi bakımından önemli bir noktada durmaktadır.
ABSTRACT
FREEDOM OF RELIGION AND CONSCIENCE OF WORKING WOMAN Name & Surname of the Author of the Thesis
Nurhayat Özcan
PUBLIC LAW
Thesis Supervisor: Assoc. Prof. Didem YILMAZ
Women's employment and their working conditions are one of the current debates in Turkey. When the employment data are examined, it is seen that there are still not enough woman employees in working life. From recruitment to termination of employment relationship, women confront a plenty of problems due to their gender. Recruitment discrimination, prejudices and male-dominant perspectives can be given as an example. One of the obstacles preventing the inclusion of women into working life is about manifestation of their religion. This study aims to analyze this problem by examining freedom of religion and conscience of working woman according to principles of Turkish Constitution (1982) within the scope of national and international legislations comparative l y.
There are three principles related to freedom of religion and conscience of a working woman in Turkish Constitution. First, is laïcité (secular state), as protector of freedom of religion and conscience. Second is the principle of equality ensures that women have equal working conditions with men and prohibits discrimination. Finally principle of social state that creates opportunities, provides social security and constitutes a life compatible with human dignity is an important principle for working woman. Working woman’s rights is not limitless. According to respecting human rights as a principle of state, there are general restrictions in the Turkish Constitution. All of these restrictions may be applied on a working woman.
State has an obligation to respect to a working woman and every woman has core rights area that states cannot interfere. State’s obligation has also a positive side which includes obligation to protect and implement. Turkey has legal regulations in accordance with positive obligations and there are case examples about these regulations. There are two main problems manifestation of religion for working woman: Dress restrictions and lack of equal prayer room regulations at workplaces. Other problem is the lack of equal prayer rooms at workplace. Dressing restrictions have been implemented in our country for a period of time for public sector employees, not by codes, but by regulations. In this concept, about the dress restrictions, both review of norms cases and individual applications, Tuğba Arslan case specifically, are significant. Not only in national cases but also Human Rights Committee and ECHR have relevant cases. ECHR has examples from health, education, private and other sectors. An important Continental Europe judicial organ CJEU (Court of Justice of the European Union) has notable cases in 2017 about religious discrimination. Lastly, Federal Constitutional Court of Germany has similar approaches about dress restriction cases in 2003, 2016 and 2017 in parallel with Turkey.
After the examination of all these data, we can clearly say that according to Turkish Constitutional Court, such limitations shall be applied only with the existence of concrete evidences. Also the same approach can be observed in international area. About equal prayer rooms at workplace, we cannot observe any example cases. However, very few of regulations have gender equality model. At many workplaces, separate woman prayer rooms may be necessity especially when we define this problem with limited number of women employees. Turkey implementing law encouraging to work and eliminating potential problems for women at workplaces. The two problem that we defined are substantial points to fulfill these implementations.
Files
512531.pdf
Files
(1.7 MB)
| Name | Size | Download all |
|---|---|---|
|
md5:560bc9a607861631e6a0605eecbbcd17
|
1.7 MB | Preview Download |